İrfan Meclisi & Rah-ı Aşk

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

KALP KIRMAK...

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 KALP KIRMAK... Bir Salı 6 Nis. 2010 - 15:26

EyLüL

avatar
BAĞIMLI ÜYEMİZ
BAĞIMLI ÜYEMİZ
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Imam-i Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kalb, ALLAHü teâlânin komsusudur.

ALLAHü teâlâya kalbin yakin oldugu kadar hiçbir sey yakin degildir.
Mümin olsun, asi olsun, hiçbir insanin kalbini incitmemelidirÇünkü, asi olan komsuyu da korumak lazimdirSakininiz, sakininiz, kalb kirmaktan pek sakininiz![Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

ALLAHü teâlâyi en ziyade inciten küfürden sonra, kalb kirmak gibi büyük günah yoktur. Çünkü, ALLAHü teâlâya ulasan seylerin en yakin olani kalbdir.Insanlarin hepsi, ALLAHü teâlânin köleleridir.Herhangi bir kimsenin kölesi dövülür, incitilirse, onun efendisi elbette gücenirHer seyin biricik Maliki, sahibi olan efendinin sanini, büyüklügünü düsünmelidir.Onun mahluklari, ancak izin verdigi, emir eyledigi kadar kullanilabilir.
Hatta, onun emrini yapmak olur. (C.3, m.45)...ALINTIDIR...

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

2 KaLp KıRMaK :(( Bir Perş. 6 Mayıs 2010 - 9:59

EyLüL

avatar
BAĞIMLI ÜYEMİZ
BAĞIMLI ÜYEMİZ
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Müminin kurtulmasının en kestirme yolu, müminin duasını almaktır. Müminin duası, Allahü teâlânın rızasına kavuşmaya sebep olan en kestirme yoldur. Allah korusun, ya bedduası? İster kâfir olsun, ister mümin olsun, ister münafık olsun, ister fasık olsun, kim olursa olsun, kalb kırmamalıdır. Küfürden sonra en büyük günah, kalb kırmaktır. Kâbe’yi yıkmaktan daha büyük günahtır. İyilik etmek çok iyidir; ama farz değildir. Kötülük etmemekse farzdır. Hiç kimseye kötülük etmemelidir. İyilik eden iyilik bulur. Kötülük eden, o kötülükte boğulur.

Mümin; elinden ve dilinden emin olunan kimsedir. Mümin kötülük edemez; çünkü bu, müminin tarifine sığmaz.

Bir duanın kabul olma ihtimali çok zordur; çünkü birçok şartları vardır. Mesela:
1- Duaya, Euzü Besmeleyle, Allahü teâlâya hamd-ü sena ve Resulüne salât-ü selamla ve İsm-i a’zam olarak bildirilen duaları okuyarak başlamalı ve salevat-ı şerifeyle bitirmeli.
2- Farzları yapıp haramlardan, bid’atlerden sakınmalı, helal yiyip içmeli.
3- Acele etmeden, kabul olana kadar yalvararak dua etmeli. Gafletten uzak, şuurla dua etmeli. Hadis-i şerifte, (Gafletle edilen dua kabul olmaz) buyuruldu.
4- Cuma günü ve seher vakti gibi kıymetli vakitleri gözetmeli.
5- Hastalıkta, aile ve vatandan uzak, garip kalındığı zaman, yağmur yağarken, oruçluyken gibi, duanın kabul olacağı halleri gözetmeli.

Mazlumun bedduasının kabul olması için hiçbir şart yoktur. Anında kabul olabilir. Onun için hiç kimseyle cedelleşmemeli, zalim duruma düşmemeli. Edilen beddua, öyle bir saate denk gelir, öyle bir perde açılır ki, o anda insanın yedi sülalesine tesir edebilir.

Müminin yüzüne Allah rızası için bakanın, günahları affolur. Kimin ne olduğu belli olmaz. Büyüklerin, (Her geleni Hızır, her geceni Kadir bil) sözü meşhurdur. Buna uygun hareket etmeli, kimsenin kalbini kırmamalı, her müminin duasını almaya çalışmalıdır.

Allahü teâlânın bize nasıl muamele etmesini istiyorsak, biz de onun kullarına öyle muamele edelim.

Mal mülk, her zaman veya herkese hayır getirmez. Allah muhafaza etsin, çok nimet sahibinin malı, parası doktora, ilaca gider. Yani o malının hayrını göremez. Her zaman hayırlısını istemeli. Mal mülk sahibi olabilir insan; fakat Allah demeye vakit bulamazsa neye yarar?

İmam-ı Gazali hazretleri, (Bir insana yapılacak en büyük beddua şu üç şeydir: Ya Rabbi, buna çok ömür ver, çok sıhhat ve çok para ver) buyuruyor; çünkü herkesin peşinden koştuğu bu nimetler, o kimsenin Allah demesini zorlaştırır. Onun için, eğer bazı sıkıntılar varsa, isyan etmemeli. İlaç hep tatlı olmaz. Allah eksikliğini göstermesin bunların, hepsi bize Allahü teâlânın birer şefkati ve merhametidir. Bunlar acıyla kaplanmış baldır, şifalı ilaçtır. Dünya ise, dışı tatlı kaplanmış, içi zehir olan bir şeydir. Onun tadına kapılanlar, onun tadına vurulanlar, felakete giderler. Ahirete sahip olanlar ise, acı şekeri, acı ilacı yerler; Allah’a şükrederler ve bu acılar ona şifa olur.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz