İrfan Meclisi & Rah-ı Aşk

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Dünya İmtihan Yeridir.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Dünya İmtihan Yeridir. Bir Ptsi 29 Mart 2010 - 7:55

RüveYde

avatar
YÖNETİCİ
YÖNETİCİ
Dünya imtihan yeridir.

Imtihan deyince hastalik, fakirlik, ölüm gibi acı şeyler akla gelir.
Fakat imtihan sadece bunlar degildir. Insan, sıhhat, zenginlik ve rahatlik
ile de imtihan edilir.
Hayır ya da ser, her seyin içinde imtihan vardir.
Insanın dünya hayatinda yasadigi büyük imtihan Yüce Allaha kulluk ve
dostluk imtihanidir.
Bunun için melekler ve cinler yaratilmistir, peygamberler gönderilmistir.
Içimize nefs, karsimiza seytan, önümüze helal ve haramlar konulmustur
Sonra bütün bunlarin arasinda bir tercih yapmamiz istenmistir.Önüne gelen her iste Allah rızasıniı seçenler, Hakk katında en akıllı, en kazançli ve en sevgili kullardır
Islerinde haramı ve seytanın tarafini seçenler, gerçekte en akılsız, en zararlı ve en sevimsiz kullardir.
Bazen hayrı, bazen harami seçenlerin isi ise Allaha kalmistir. Onların kalbi hastadır, gönül huzuru yoktur.
Ta ki tevbe edip haramlardan kurtulana kadar.
Ilk insanla imtihan baslamıştır, son insana kadar devam edecektir.
Peygamberler dahil, bütün mükellef insanlar bu imtihan meydanina çikarilmis,
akilli olup büluga eren herkes için imtihan baslamistir.
Bundan kaçmanin ve kurtulmanin imkani yoktur. En iyisi gönül hoslugu ile
güzel olana katilmaktir.

Bu imtihanda her kulun kalbindeki iman kontrol edilir, niyetine bakilir,
neyi niçin sevdigi belirlenir, hayattan beklentileri bilinir,
yaptigi isler tespit edilir. Böylece lehine veya aleyhine deliller birikir
ve sonuçta Yüce Allah herkese hak ettigini verir.
Bu imtihanla, mümin münafik birbirinden seçilir, Yüce Allahi sevenlerle
dünyaya gönül verenler,
hayirlara kosanlarla güzel islerden kaçanlar birbirinden ayrilir, görevli
melekler tarafindan herkesin yaptigi yazilir.
Ahirette kazanan da kaybeden de bir delil, sebep ve sahide göre sonuç alir.
Hiç kimseye haksizlik edilmez.
Peygamberler de sınandiıar
Peygamberlerin niçin aci ve hastalik çektikleri,
insanlar tarafindan hakaret gördükleri, yalnizliga itildikleri, yurtlarindan
çıkarıldıkları, taşlandiklari,
aç kaldiklari dogru anlasilmazsa, insan vesvese
ve fitneye düser. Çünkü
peygamber Allahin dostu ve elçisidir.
Seytan insana gelir ve: Yüce Allah, peygamberlerini niçin bu hallere
düsürdü
Yerin gögün hazineleri Onun ise, neden sevdiklerini aç birakti Herseye
gücü yeten Allah,
neden düsmanlarina firsat verip peygamberlerini taslatti seklinde
vesvese
verip kulu dininde fitneye düsürür.
Halbuki bütün bunlarda pek çok hikmetler ve büyük ibretler vardir.
Imtihanin manasi, bilinmeyen seyi tesbit etmektir. Burada bilinmesi gereken
sey, insanin içindekilerdir.
Insanin içini bilecek ve görecek olan Yüce Allah degil, insanlardir.
Yüce Allah zaten herkesin gizli açik her seyini bilmekte ve görmektedir.
Bunun için ayet-i kerimede: Allah yolunda cihat edenlerinizi belirlemek,
sabredenlerinizi tespit etmek ve haberlerinizi ortaya koymak için sizi
imtihan edecegiz.
(Muhammed, 31) buyrulmaktadir.
Insanliga örnek olsun diye
Bütün peygamberler, iman ve ahlâkta örnektirler. Yaradilislari tertemiz,
kalpleri ilâhi ask ve edeple doludur.
Onlar, her halleri ile ilâhi ahlâki temsil eder. Iste onlardaki bu güzel
hallerin ve yüksek ahlâkin gözükmesi için bir sebep gerekir.
Aydinligin taninmasi için karanligin lazim oldugu gibi. Insandaki sabir
seviyesi de aci hallerde belli olur.
Edep, edepsiz insanlarla anlasilir. Mertlik ve adalet, düsmanlarla ortaya
çikar.
Takdire riza hali, afet, dert ve hastaliklarda kendini gösterir. Allaha
teslimiyet zor ve dar anlarda anlasilir.
Kisaca, ateste yanmadan, altin cevheri ortaya çikmaz.
Bunun için Allahu Tealâ, Hz. Peygamber s.a.v. Efendimizin serefli
kalbindeki iman ve ilâhi aski ortaya çikarmak için Onu en agir
ve aci imtihanlara tabi tutmustur.
Sikinti atesleri içine salarak gönlündeki sakli sevgiyi, merhameti, sabri,
azmi, edebi ve diger güzel halleri ortaya çikarmistir.
Böylece Efendimiz s.a.v. Allaha dostluk yolunda insanlara örnek olmustur.
Bu yolun ne kadar kiymetli ve tatli oldugunu çektigi çilelerle göstermistir.
Ilâhi askin insana neler yaptiracagini, en siddetli sikinti ve zorluklara
gönül hoslugu ile sabrederek ispat etmistir.
Onun günlerce açlik çekmesi, kavmi tarafindan terk edilip yalniz
birakilmasi,
hiç hak etmedigi hakaretleri görmesi, taslanmasi, hasta olmasi, yakinlarinin
ölüm acisini tatmasi, savaslarda yaralanmasi,
sevdiklerini sehit vermesi; evet bütün bunlar az önce belirttigimiz
hikmetler içindir.
Allah Rasülü s.a.v. Efendimiz, bunca sikintilar yaninda, yerlerde ve
göklerde hiç kimseye nasip olmayan bir
heybet, izzet, seref, itibar, sevgi, hürmet, iltifat, zafer ve devlete de
ulastirilmistir.
O, bunca nimetler içindeki imtihani da en mükemmel sekilde vermistir.
Acilara sabrederek, güzelliklere sükrederek,
her iki halde de büyük bir tavazu ve edebe bürünerek Yüce Allaha dostlugunu
ve kullugunu en üst seviyede yerine getirmistir.
Bütün peygamberlerin çektigi çileler bu manadadir.
Onlar, Allah yolunda en aci ve agir sikintilari bizzat yasayarak, insanlara
yol açmislar,
korkak ve tembel nefislerin kulluk yolunda engel gördügü bos bahaneleri
ortadan kaldirmislardir.
Her halimiz bir imtihan
Iman, Yüce Allahi tercih etmektir. Mümin, Yüce Allaha dost olmak isteyen
kimsedir.
Yüce Allah her müminden bu dostlugun geregini istemektedir. Ayette, ben
inandim diyen bütün insanlara:
Sözde kalmayin, imanin geregini yapin, sadik ve samimi oldugunuzu
kullugunuzla gösterin,
Allaha kavusmak isteyenler ölüme hazir olsunlar.
(Ankebut, 2-5) uyarisi yapilmistir.
Müminin imtihani su üç alanda gerçeklesir: Ibadetleri yerine getirmede,
haramlari terk etmede, bela ve musibetlere sabretmede.
Bunlarin özü ilâhi muhabbet ve samimiyettir.
Allah dostu deyince bunlar akla gelir. Dinde bos davalara ve iddialara yer
yoktur.
Ben Allahin dostuyum diyenlerden dostluk istenir.
Arifler demistir ki: Bir kul, bütün ibadetleri yapsa, fakat bütün
haramlardan sakinmasa, Allahin dostu olamaz.
Isin asli, kalbin Yüce Allahi sevmesi ve Onun rizasini her seye tercih
etmesidir.
Mümin, kalbinin halini aci-tatli her iste ve ibadette kontrol etmelidir.
Namazda ihlâsli oldugu gibi, bir sikintiya sabrederken de ihlâsli olmalidir.
Bir günahtan kaçarken de Allah rizasini aramalidir.
Kuldan hastalik halinde edep, tavazu, riza ve teslimiyet beklendigi gibi,
sihhat, afiyet, genislik ve zenginlik
halinde de ayni seyler beklenmektedir.
Kisaca imtihanin merkezi kalptir; kalpte aranan samimiyettir.
Hedef, iç ve disla Allaha yönelmektir.
Bunun için ayette: Kötülükleri terkedip hakka dönmeleri için biz onlari
iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.
(Araf, 168) buyrulmustur.
Allah dostlarindan Süfyan es-Sevrî k.s. kadın velilerden Rabia Adeviyye
k.s.nin yanina geldi. Sordu:
- Her kullugun bir sarti ve her imanin bir hakikati vardir.
Senin kulluk şartın ve imanının hakikati nedir
Su cevabı aldı:
-Ben Allah ın atesinden korkarak O na ibadet etmem. Yoksa, efendisinin korkusundan ona itaat eden hizmetçi gibi olurum.
Ben cennet muhabbeti ile de kulluk etmem. Böyle yaparsam, kendisine bir
seyler verildiginde efendisine hizmet eden hizmetçi gibi olurum.
Ben ancak Yüce Rabbimi sevdigim ve Ona kavusmak istedigim için ibadet
ederim.
(el- Mekkî, Kûtul-Kulûb)
Urve b. Zübeyr rh.a.in bir hastalık sebebiyle bir dizinden aşagısı kesildi.
Buna karsilik o: Benden ayagimin birisini alan Allaha hamd olsun. Ya Rabbi, sen birisini aldiysan, digerini biraktin.Bir bela verdi isen, afiyet de verdin dedi ve o geceki virdini, gece ibadetini ve zikrini terketmedi. (Gazalî, Ihya)
Yine Ihyada su olay nakledilir:

Hz. Isa a.s. bir adama ugradi. Adam,gözleri kör, iki tarafi felçli, kötürüm bir halde yatiyordu.
Bütün bu dertler içinde adam söyle diyordu:
- Insanlarin çogunu düsürdügü hastaliktan beni kurtaran Allaha hamd olsun.

Hz. Isa a.s. sordu:
- Allah seni hangi hastaliktan kurtardi ki, sükrediyorsun

Adam su cevabiverdi:
- Ben, Allahin kalbime koydugu marifet (Onu tanima) nuru sebebiyle,
kalbine koymadigi kimselerden daha iyi haldeyim.
Hz. Isa a.s. dogru söyledigini belirtti, adamin elini tuttu, dua etti, o da

sifa buldu.
Bundan sonra bu adam Hz. Isa a.s.in yakin arkadasi oldu.Cenneti hakedebilmek
Rasulullah s.a.v. Efendimiz, cennetin sıkıntılarla, cehennemin ise nefsin
hosuna gidecek seylerle sarildigini haber vermistir.
(Tirmizî, Hakim, Elbanî)
Allahu Tealâ, cenneti çok kiymetli ve serefli yaratmistir.
Sevdiklerine cemalini orada seyrettirecektir. Bu hedefe yönelen müminlerden gayret ve hasret beklemektedir.
Bunun için cennet yolunun başı acı, sonu tatlı yapılmıstır.
Allahin razi oldugu isleri nefs istemese de, müminin akli ve imani güzel
bulup pesine düsmelidir.
Nefse günahlarin çekici, hayirli işlerin sıkıcı gelmesi, imtihanın en zor
yanidir. Aslinda işin tadi ve sirri burada gizlidir.
Allahu Tealâ, benim yolumda sizden öncekiler gibi çile ve zahmet çekmeden
cenneti beklemeyin
diyor. (Bakara, 214)
Allah yolunda çekilecek çilelerden birisi de, Allah için sevilen müminlerin
sıkıntılara sabredip, dostlugu bozmamaktır.
Bunda hem gönlü, hem de cenneti kazanmak vardir. Insanin en büyük imtihani
yakinlariyla olur. En büyük sıkıntı tanidiklardan gelir.
Çünkü onlarla paylasilan bir hayatla birlikte birçok haklar vardir.
Cennetlik müminlerin en belirgin vasfi, geçimi zor insanlara yumusak davranmak,
onlari Allah için idare etmek, kalbinde hiçbir mümine kin, haset ve intikam
hırsı tasimamaktir.
Insanlarin yükünü çekmek ve onlarla güzel geçinmek, peygamberlerden kalan en
faziletli ve en gerekli sünnettir.


Dr. Dilaver Selvi





"Allah'ım zaLimLerden oLdum ki merhametine muhtacım. . ! Huzuruna aLsanda beni böyLe perişan
benim hakkımda oLan hükmün başımda tacım.."

2 Geri: Dünya İmtihan Yeridir. Bir Perş. 15 Nis. 2010 - 14:01

EyLüL

avatar
BAĞIMLI ÜYEMİZ
BAĞIMLI ÜYEMİZ
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz